Bon Jovi Sahneye Damga Vurdu

Dünyaca ünlü rock yıldızı Bon Jovi ve eşi Dorothea Hurley’nin işlettiği JBJ Soul Kitchen, klasik bir restoran anlayışının ötesine geçiyor. Sosyal sorumluluk temelli bir modelle hizmet veren işletmede, maddi imkânı olmayan evsizler ücretsiz yemek yiyebiliyor.

“Topluluk restoranı” konseptiyle faaliyet gösteren mekânda fiyat listesi yerine bağış sistemi uygulanıyor. İmkânı olan müşteriler yemek için önerilen tutarı ödüyor ya da daha fazlasını bağışlayarak ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Ödeme gücü olmayanlar ise gönüllü olarak çalışarak yemek karşılığında katkı sunabiliyor.

Ancak restoranın bu modeli yerel yönetimle zaman zaman tartışmalara da yol açtı. Özellikle bölgedeki evsiz nüfusun yoğunlaşması nedeniyle son belediye başkanıyla görüş ayrılıkları yaşandığı belirtiliyo

Bon Jovi’den Sosyal Sorumluluk Hamlesi: Evsizler İçin “Topluluk Mutfağı” Modeli

63 yaşındaki dünyaca ünlü rock yıldızı Jon Bon Jovi, eşi Dorothea Hurley ile birlikte 2006 yılında ihtiyaç sahiplerine destek olmak amacıyla Jon Bon Jovi Soul Foundation’ı kurdu. Çift, bu sosyal sorumluluk vizyonunu 2011 yılında bir adım ileri taşıyarak New Jersey’de kar amacı gütmeyen restoran zinciri JBJ Soul Kitchen’ı hayata geçirdi.

Bir aile işletmesi olarak faaliyet gösteren JBJ Soul Kitchen, New Jersey’de dört farklı noktada hizmet veriyor. Ancak burası klasik bir restoran değil. “Topluluk mutfağı” modeliyle işletilen mekânda sabit fiyat uygulaması bulunmuyor.

Restoranda maddi imkânı olan müşteriler, önerilen bağış tutarını ödeyerek ya da daha fazlasını katkı olarak bırakarak sistemi destekliyor. Ödeme gücü olmayanlar ise gönüllü çalışarak yemek karşılığında katkı sunabiliyor. Böylece evsizler ve ihtiyaç sahipleri ücretsiz şekilde yemek yiyebiliyor.

Peki bu model nasıl işliyor ve yerel yönetimle neden zaman zaman tartışmalara yol açıyor? İşte detaylar…

Bu Restoranı Benzersiz Kılan Ne?

JBJ Soul Kitchen’ı farklı kılan en önemli özellik, menüsünde fiyatların yer almaması. Restoran, dayanışma esasına dayalı bir sistemle çalışıyor.

Maddi imkânı olan misafirler, önerilen tutarı ya da daha fazlasını bağışlayarak ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Ödeme gücü bulunmayanlar ise restoranda gönüllü olarak çalışarak üç çeşit yemekten oluşan menüden ücretsiz şekilde yararlanabiliyor. Kapıdan giren hiç kimse geri çevrilmiyor.

Ancak amaç yalnızca karın doyurmak değil. Modelin temelinde, ekonomik durumu ne olursa olsun herkesin aynı masada, eşit ve saygın bir biçimde bir araya gelmesi fikri yatıyor. Restoran, toplumsal dayanışmayı ve sosyal etkileşimi güçlendirmeyi hedefleyen bir buluşma noktası olarak konumlanıyor.

Dayanışma Modeli Nasıl İşliyor?

JBJ Soul Kitchen’da yemek için önerilen bağış tutarı 20 dolar. Ancak bu rakam zorunlu değil. Maddi imkânı olmayan misafirler, yemek karşılığında bulaşık yıkamak ya da restoranda farklı görevlerde gönüllü çalışmak suretiyle katkı sunabiliyor.

Yapılan bağışlar, ödeme gücü bulunmayan bir başka misafirin yemek masrafını karşılıyor. Böylece sistem, “askıda yemek” benzeri bir dayanışma modeliyle işliyor. İmkânı olanlar daha fazla bağış yaparak zincire destek verirken, gönüllü çalışanların yemekleri de bu katkılar sayesinde karşılanıyor.

Model, hem sosyal yardımı görünür kılıyor hem de ihtiyaç sahiplerinin onurunu zedelemeden destek almalarını sağlıyor.

“Topluluk Mutfağı” Nedir?

Jon Bon Jovi, restoranda uygulanan modelin klasik bir aşevi anlayışından farklı olduğunu özellikle vurguluyor. Ona göre burası, ekonomik statüye bakılmaksızın herkesin aynı masada bir araya geldiği bir buluşma noktası.

Bon Jovi sistemi şöyle tanımlıyor: Ekonomik durum gözetilmeksizin insanların birlikte oturup yemek yediği bu model, hem ödeme yapabilen misafirlere hem de ihtiyaç sahiplerine aynı çatı altında hizmet veriyor. “Topluluk mutfağı” adını verdikleri yapı, gönüllülük esasına dayanıyor ve insanların ister katkı sunarak ister ihtiyaç sahibi olarak aynı ortamda bulunmasına imkân tanıyor.

Amaç yalnızca yemek dağıtmak değil; ortak bir masa etrafında topluluk duygusunu güçlendirmek. Bu modelde insanlar birbirini tanıyor, sosyal bariyerler ortadan kalkıyor ve dayanışma görünür hale geliyor.

Bon Jovi: “Yanınızda Kimin Oturduğu Önemli Değil”

Jon Bon Jovi, restoranın temel felsefesini anlatırken ortak masa kültürüne özellikle vurgu yapıyor.

“İnsanlar burada aynı masalarda oturuyor çünkü birbirlerini tanımalarını istiyoruz. Yanınıza kimin oturduğunu bilmiyorsunuz: İhtiyaç sahibi biri mi, yoksa bağışçı mı? Aslında mesele bu da değil. Kim olduğunu bilmeden tanışıyor, ortak noktalarınız üzerinden sohbet ediyorsunuz” diyor Bon Jovi.

Günümüzde insanların daha mesafeli ve temkinli olduğuna dikkat çeken sanatçı, klasik restoran anlayışının aksine burada yabancıların aynı masayı paylaşmasının teşvik edildiğini belirtiyor:

“Normalde bir restoranda masanıza yabancı biri otursa rahatsız olursunuz. Ama burada tam tersi. Herkes bir arada. İnsanlar birbirine güveniyor ve yemek ya da gündelik konular üzerine sohbet ediyor. Bu sayede hem başkalarını hem de kendinizi daha yakından tanıma fırsatı buluyorsunuz.”

Bon Jovi’ye göre modelin özü yardım etmekten çok güçlendirmek: “Burada kimse kimseye ‘Sana bunu veriyorum’ duygusuyla yaklaşmıyor. Herkes burada olmak istediği için burada. Bizim modelimiz bir güçlendirme modeli.”

JBJ Soul Kitchen dört gün önce sosyal medya hesabından müslüman aleminin mübarek ramazan ayını kutlayan bir mesaj paylaştı.

Yemek oldukça basit görünse de yiyenlere göre lezzeti efsane. Bongiovi ailesi, lazanyayı katmanlamak için makarna yaprakları yerine patlıcan dilimleri kullanıyor. Bu, patlıcanın lezzetini yemeğe katmakla kalmıyor, kızartılmış ekmek kırıntıları sayesinde hoş bir doku kontrastı da yaratıyor. Üstelik ailenin kullandığı özel tarif vejetaryen, bu yüzden et yemeyenler de bu yemeğin tadını çıkarıyor.

Fotoğraf: https://www.haberturk.com/htgastro/lezzetli-hatlar/jon-bon-jovi-actigi-restoranda-hesap-almiyor-3862957

Kaynakça: https://www.haberturk.com/htgastro/lezzetli-hatlar/jon-bon-jovi-actigi-restoranda-hesap-almiyor-3862957

Düzenlenme Tarihi: 23/02/2026 18:02

Kardeş Haber:

  • Related Posts

    TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI’NDAN TARİHİ HAMLE: “EDEBİYAT / SANAT” SERGİSİ ZİYARETE AÇILIYOR

    Geçtiğimiz yıl 50. kuruluş yılını etkinliklerle kutlayan Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), bu yıl kültürel etkileşimi güçlendirmek amacıyla resim sanatına odaklanıyor. Sendika, küratörlüğünü Mahmut Nüvit Doksatlı’nın üstlendiği “Edebiyat / Sanat” temalı…

    Kışın Sıcak Hatırası: Evde Geleneksel Boza Yapmanın Yolu

    Yoğun kıvamı ve hafif ekşi aromasıyla kış aylarının simgesi haline gelen boza, evde de hazırlanabiliyor. İşte geleneksel lezzeti yakalamanın adımları. Osmanlı’dan günümüze uzanan boza, darı irmiğinin mayalanmasıyla hazırlanan köklü bir…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir