Kentlerde artan ozon kirliliğinin yalnızca insan sağlığını değil, ekosistemin en organize canlılarından biri olan karıncaları da etkilediği ortaya çıktı. Araştırmalara göre hava kirliliği, karıncaların birbirini tanımasını sağlayan kimyasal “koku imzalarını” bozuyor. Bu durum, aynı kolonideki bireylerin birbirini yabancı sanarak saldırmasına ve yuva içinde çatışmalara yol açıyor. Uzmanlar, bu kaotik sürecin doğal denge üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
İnsan kaynaklı hava kirliliğinin, doğadaki en organize canlı topluluklarından biri olan karınca kolonilerini ciddi biçimde etkilediği ortaya kondu. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan ve Max Planck Society bünyesindeki araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, özellikle kentsel bölgelerde artan ozon seviyelerinin karıncaların iletişim sistemini bozduğunu gösterdi.
Karıncalar, koloni üyelerini ayırt edebilmek için vücut yüzeylerinde bulunan özel hidrokarbon bileşiklerini kullanıyor. Bu kimyasal “koku imzaları”, hem yuva güvenliğinin sağlanmasında hem de iş bölümünün düzenlenmesinde kritik rol oynuyor. Ancak yaz aylarında büyük şehirlerde 100 ppb (milyarda bir kısım) seviyelerine ulaşabilen ozon gazının, bu kimyasal bileşikleri yaklaşık 20 dakika içinde parçalayabildiği tespit edildi.
Yuva içinde çatışma riski
Deneylerde ozona maruz bırakılan işçi karıncaların yuvalarına döndüklerinde koloni üyeleri tarafından tanınmadığı belirlendi. İncelenen altı türün beşinde, koloni bireylerinin kendi yuva arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilediği gözlendi. Araştırmacılara göre bu durum; yalnızca dış tehditlere karşı savunmayı değil, koloni içindeki düzeni de sekteye uğratıyor.
Kimyasal kimliğin bozulması, bakım ve besleme davranışlarını da olumsuz etkileyerek larvaların hayatta kalma oranını düşürebiliyor. Uzmanlar, bu tür sosyal bozulmaların uzun vadede koloni bütünlüğünü zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Karıncalar; toprağın havalandırılması, organik maddelerin parçalanması ve tohumların taşınması gibi ekosistem için hayati işlevler üstleniyor. Bilim insanları, iklim değişikliği ve pestisitlerin yanı sıra hava kirliliğinin de bu karmaşık sosyal yapıları tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Bulgular, atmosferdeki kimyasal değişimlerin yalnızca insan sağlığını değil, ekosistemin temel aktörlerini de doğrudan etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
04.03.2026 12:35








