Yapay Zekada Kadın ve Erkek Eşitliği: Algoritmik Adalet ve Toplumsal Temsiliyet

Yapay zeka teknolojileri küresel ölçekte hızla yaygınlaşırken, tartışmalar yalnızca teknik kapasite üzerinden değil, etik, yönetişim ve toplumsal etki boyutları üzerinden de derinleşiyor. Bu bağlamda, toplumsal cinsiyet eşitliği, yapay zekanın tarafsızlığı ve kapsayıcılığı noktasında belirleyici bir kriter haline gelmiştir.

UNESCO, Stanford HAI ve Dünya Ekonomik Forumu’nun son iki yıldaki raporları, yapay zeka alanında kadın temsili ile etik çerçeveler arasındaki ilişkiye dikkati çekiyor.

Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Eş Başkanı, 360+ Media Interactive Technologies Ajans Başkanı Zehra Öney,  yaptığı değerlendirmede, yapay zeka çağında asıl dönüşümün teknik güçten çok “sorumlu tasarım” ekseninde yaşandığını söyledi.

Konuyla ilgili UNESCO’nun “Women4Ethical AI” raporuna atıf yapan Öney, kadınların yapay zeka ve etik alanında yüksek etkinlik göstermelerine rağmen yapay zeka ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil edildiklerini vurguladı. “AI (yapay zeka) araştırmacılarında kadın oranı yüzde 12, akademik AI kadrolarında yüzde 16, AI startup yöneticilerinde yüzde 18 seviyesinde.” diyen Öney, bunun yalnızca eşitlik değil, teknoloji kalitesi meselesi olduğunu belirtti.

Açık kaynak modellerde erkeklerin daha yüksek statülü rollerle, kadınların ise daha düşük statülü rollerle eşleştirildiğine dair bulgulara işaret eden Öney, belirli bir modelde yanıtların yaklaşık yüzde 20’sinde kadınları nesneleştiren içerikler görüldüğünü hatırlattı.

Bu noktada “sonradan düzeltme” değil, “tasarımdan itibaren etik” yaklaşımının önemini vurgulayan Öney, yapay zekada eşitliği, güvenliği ve sorumluluğu en baştan tasarımın içine gömmek gerektiğini dile getirdi. Öney, şu değerlendirmede bulundu:

UNESCO’nun önerdiği çerçeve de bunu söylüyor; etik, sonradan eklenen bir kontrol listesi değil, ürünün doğduğu yer olmalı. Bu yaklaşım, normatif bir hassasiyet olmanın ötesinde stratejik bir sürdürülebilirlik meselesidir. Bu yüzden ben teknolojide kadın liderliği meselesini ‘yeni bir trend’ gibi değil, sistemin tam kapasiteye ulaşması için gereken bir tamamlayıcı unsur gibi görüyorum. Çünkü teknoloji artık sadece ürün değil, karar alma kültürü, risk yönetimi ve paydaş yönetimi demek. Bu noktada kadınların rolünü ‘etik konularda zaten baskınlar’ gibi bir varsayımla okumayı doğru bulmuyorum çünkü UNESCO’nun ‘Women4Ethical AI’ raporunun asıl söylediği şey bunun tersi: Kadınlar, AI ekosisteminde hala ciddi biçimde az temsil ediliyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün (NIST) güncel çerçevelerine işaret eden Öney, güvenilirlik ve hesap verebilirliğin artık rekabet avantajı haline geldiğini belirterek, “Teknik açıdan güçlü olsalar dahi güven üretmekten yoksun sistemler, uzun vadeli değer yaratma aşamasında başarısızlığa mahkumdur.” dedi.

Önümüzdeki dönemin kritik yetkinliği “yapay zeka yönetişim okuryazarlığı” olacak

Yapay zekanın hızla yaygınlaştığına işaret eden veriler, bu alandaki yönetişim tartışmalarını da güçlendiriyor. Stanford AI Index verilerine göre, 2024’te yapay zeka kullanan şirketlerin oranı yüzde 78’e yükselirken, bir önceki yıl bu oran yüzde 55 seviyesindeydi.

Küresel istihdamın yaklaşık yüzde 40’ının yapay zekadan etkilendiğini, gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60’a kadar çıktığını hatırlatan Öney, bu dönüşümün doğru yönetilmemesi halinde mevcut eşitsizliklerin derinleşebileceği uyarısında bulundu.

Öney, tam da bu şeffaflığın sağlanabilmesi için yapay zeka yönetişimi konusunda uzmanlaşmış daha fazla kadın liderin ortaya çıkması, teknolojinin daha kapsayıcı ve sorumlu biçimde şekillenmesi gerektiğini, bu alanda risklerin doğru yönetilmemesi halinde ise eşitsizliklerin derinleşebileceğini vurguladı.

Rol model etkisi ve Türkiye’nin potansiyeli

Yapay zeka etiği alanındaki görünür kadın araştırmacıların gençler için güçlü bir rol model etkisi yarattığını belirten Öney, “Görünür olan her güçlü kadın araştırmacı, yalnızca bilimsel bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda sektöre giren genç kadınlar için ‘Ben de burada olabilirim’ mesajı taşıyor.” diye konuştu.

Türkiye’de STEM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında kadın öğrenci oranının arttığını anlatan Öney, yerli büyük dil modelleri (LLM) açısından etik önyargı denetiminin kritik olduğunu söyledi.

“Yerli LLM’ler açısından bu konu daha da kritik çünkü dil modelleri, eğitildikleri veri setindeki kültürel kalıpları doğrudan yansıtabiliyor.” diyen Öney, etik denetimin kalite standardının bir parçası haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

Genç kadınlara mesaj veren Öney, “Yapay zekayı öğrenmek sizi geleceğin dünyasına hazırlar ama onun sınırlarını tartışabilecek bilgiye ve cesarete sahip olmak, sizi geleceği şekillendiren insanlar arasına taşır.” tavsiyesinde bulundu.

Kaynak https://www.cumhuriyet.com.tr/bilim-teknoloji/yapay-zekada-kadin-ve-erkek-esitligi-2485073

(08.03.2026/21:53)

Related Posts

MediaTek İşlemcili Cihazlarda Güvenlik Açığı Endişesi

MediaTek işlemcili Android telefonlarda ciddi bir güvenlik açığı tespit edildi. Güvenlik araştırmacıları, bazı cihazlarda telefon kapalıyken bile hassas kullanıcı verilerinin ele geçirilebileceğini ortaya koydu. Yapılan testlerde CMF Phone 1 modelinin…

Steam’de Gelir Tablosu: 5 Bin 863 Yapım 100 Bin Dolar Barajını Geçti

2025 yılı verilerine göre Steam platformunda satışa sunulan oyunlardan 5 bin 863 tanesi, 100 bin doların üzerinde kazanç elde etmeyi başardı. Bu rakam dijital pazarın büyüklüğünü kanıtlarken, listede yer bulamayan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir