İtalya’da bulunan tarih öncesi bir mağarada yapılan yeni araştırma, yaklaşık 14.400 yıl önce beş avcı-toplayıcının ve yanlarındaki bir köpeğin karanlık mağara koridorlarında nasıl ilerlediğini ortaya çıkardı. Bilim insanları, mağaradaki ayak izleri ve kömür kalıntılarından yola çıkarak bu cesur yolculuğu yeniden canlandırdı.

Mağarada İnsan ve Köpek İzleri Bulundu
Kuzey İtalya’nın Liguria bölgesindeki Grotta della Bàsura (Ayı Mağarası), uzun yıllardır arkeologların dikkatini çekiyor. Mağaranın içerisinde tarih öncesi ayı kalıntılarının yanı sıra beş insana ve bir köpeğe ait ayak izleri bulunuyor.
Araştırmacılar, bu izlerin yaklaşık 14.400 yıl öncesine ait olduğunu belirledi. İzler, grubun mağaranın girişinden yaklaşık 400 metre içeride bulunan ve “Gizemler Salonu” adı verilen büyük bir bölüme kadar ilerlediğini gösteriyor.
İncelemeler, grubun mağarada yaklaşık iki saat geçirdikten sonra aynı güzergâhı kullanarak dışarı çıktığını ortaya koyuyor.
Yanlarında Çocuklar da Vardı
Ayak izlerinin boyutları, mağarayı gezen kişiler arasında en az bir çocuğun bulunduğunu gösteriyor.
Bilim insanlarına göre köpek, yalnızca bir yol arkadaşı değil aynı zamanda güvenlik amacıyla da gruba eşlik etmiş olabilir. O dönemde mağara çevresinde ayılar ve diğer yırtıcı hayvanların bulunması nedeniyle köpeğin koruyucu bir rol üstlendiği düşünülüyor.
Yolunu Küçük Çam Meşaleleri Aydınlattı
Mağara duvarlarında bulunan kömür kalıntıları, tarih öncesi insanların aydınlatma amacıyla meşale kullandığını ortaya koydu.
Araştırmacılar mağarada bulunan onlarca yanmış sarıçam dalını inceleyerek bunların özel olarak seçildiğini ve kurutulduğunu belirledi. Dalların canlı ağaçlardan kesilmiş olması, insanların mağara yolculuğuna hazırlıklı çıktığını gösteriyor.
Ekip daha sonra aynı tür çam dallarıyla deneyler gerçekleştirerek tarih öncesi insanların kullandığı aydınlatma sistemini yeniden oluşturdu.

İki Meşale Tüm Gruba Yetiyordu
Deneyler sırasında araştırmacılar, yaklaşık 20-30 santimetre uzunluğundaki ince çam dallarının mağara içerisinde en verimli ışık kaynağını sağladığını keşfetti.
Bu küçük meşaleler hem kolay taşınabiliyor hem de ellerin serbest kalmasına imkân tanıyordu. Araştırmacılar, meşalelerin gerektiğinde ağızda taşınabilecek kadar hafif olduğunu belirtiyor.
Yapılan hesaplamalara göre iki meşale, beş kişilik grubun ve köpeklerinin güvenli şekilde ilerlemesi için yeterliydi. Bir meşalenin grubun ön kısmında, diğerinin ise en arkada taşınmasının en ideal aydınlatma düzeni olduğu tespit edildi.
Gizemler Salonu’na Ulaşmak İçin Defalarca Durmuş Olabilirler
Deneysel çalışmalar, kullanılan küçük çam meşalelerinin yaklaşık dört ila beş dakika boyunca yanabildiğini gösterdi. Bu süre, mağarada yaklaşık 100 metre ilerlemek için yeterliydi.
Araştırmacılar, tarih öncesi grubun Gizemler Salonu’na ulaşabilmek için meşalelerini birkaç kez yeniden yakmak zorunda kaldığını düşünüyor. Toplam yolculuk boyunca yaklaşık 16 küçük meşalenin kullanılmış olabileceği tahmin ediliyor.
Tarih Öncesi İnsanların Planlı Hareket Ettiğini Gösteriyor
Araştırma, 14.400 yıl önce yaşayan avcı-toplayıcıların mağara keşiflerini rastgele gerçekleştirmediğini ortaya koyuyor. İnsanlar mağaraya girmeden önce uygun aydınlatma malzemelerini hazırlıyor, köpeklerini yanlarına alıyor ve tehlikeli yer altı ortamında organize şekilde hareket ediyordu.
Bilim insanlarına göre bu keşif, tarih öncesi insanların çevrelerini ne kadar iyi tanıdıklarını ve karmaşık görevleri planlayabilecek düzeyde örgütlenebildiklerini gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
04.06.2026 / 23:56





