Çankaya Belediyesi’ne ait çağdaş sanatlar merkezinde, Adnan Çoker’in büyük yankı uyandıran “Mutlak Siyah” sergisi kapılarını açtı.
Nisan ayının sonuna kadar görülebilecek olan sergi, Türk resminin soyut dehasını Ankaralılarla buluşturuyor. Farklı dönemlerin izlerini taşıyan bu koleksiyon, çağdaş sanatta düşünce gücünü yeniden tartmak için büyük önem taşıyor.
ANKARA’NIN PUSU VE ÇOKER’İN SİYAHI
Şehrin gri havasıyla uyum sağlayan sergi, izleyiciyi dış dünyanın karmaşasından koparıp siyahın dinginliğine çekiyor. Ancak burada gördüğümüz şey sadece koyu bir renk değil, yıllarca ilmik ilmik işlenmiş bir fikir disiplini. “Mutlak Siyah”, izleyenleri daha ilk adımda derin bir plastik düşünceyle selamlıyor.
AKADEMİDEN PARİS’E BİR SANAT YOLCULUĞU
1927 doğumlu Adnan Çoker, Türkiye’de soyut resmin tesadüfi değil, bilinçli bir arayışla yerleşmesini sağlayan isimdir. İstanbul’daki eğitim hayatının ardından Paris’te çalışmalarını sürdüren sanatçı, Türk sanat tarihinin öncü eşiklerinden birini temsil ediyor. Bu durum, onun sanatçılığının yanı sıra vizyoner kimliğini de tescilliyor.
RESİMDE BAĞIMSIZ BİR ALAN İNŞASI
Çoker için tuval, dış dünyayı taklit eden bir yüzey olmaktan çok uzaktır. Çünkü o, eserlerinde çizgi ve ritim üzerinden kendi iç dengesini kuran özgür bir dünya yaratır. Bu arayışın ulaştığı son nokta olan siyah ise karanlığı değil, bizzat derinliği ve ışığın kaynağını simgeler.
SERGİDEKİ KATMANLI ANLATIM
Yapıtları incelerken, arınmış yüzeylerin arkasındaki karmaşık yapıyı keşfetmek mümkün. Küçük bir ışık sızıntısı veya mimari bir denge, resmin içindeki o gizli tansiyonu görünür kılıyor. Siyahın kapsayıcı gücü sayesinde, resmin içine doğru çekildiğinizi hissediyorsunuz.
GEOMETRİNİN DOĞU İLE DANSI
Sanatçının geometrisi hiçbir zaman soğuk ve ruhsuz değildir. Bunun yerine, simetri ve dengenin içinde işleyen bir hayat nabzı hissedilir. Kubbe ve geçit gibi mimari çağrışımlar, Doğu’nun yapısal geçmişi ile modern sanatın yalınlığını muazzam bir ciddiyetle birleştiriyor.
AZLA ÇOK ŞEY SÖYLEMENİN GÜCÜ
Görsel kalabalığın arttığı bu dönemde Çoker, sadeliğin en vurucu halini sunuyor. Sergiyi gezip dışarı çıktığınızda, Ankara’nın kalabalığı ve griliği değişmese de sizin bakışınız evriliyor. Sonuçta siyahın bir boşluk değil, sonsuz bir derinlik olduğunu anlatan bu deneyim, zihninizde yer etmeye devam ediyor.
08.04.2026 18:02








