Sağlık uzmanları, ilerleyen yaşla birlikte vücudun alkol ve kahveyi işleme hızının yavaşladığına dikkat çekiyor. Gençlik yıllarına oranla bu maddelerin sistemden atılma süresinin uzaması; sarhoşluk hissinin daha kalıcı olmasına ve tüketilen bir fincan kahvenin çok daha uzun süren uykusuzluk nöbetlerine yol açmasına neden oluyor.
BBC’nin haberine göre, içki ve kahve yaşlandıkça kan dolaşımından daha yavaş atılıyor, bu nedenle sarhoşluk ve uyuyamama halleri daha uzun süre etkili oluyor.
Britanya Diyetisyenler Birliği’nden Clare Thornton-Wood, “İçki ve kafein karaciğerde parçalanır. Yaşlandıkça karaciğer bu işte daha verimsiz hale gelir. İçki daha yavaş parçalanır, bu da vücutta daha uzun kalacağı ve sarhoşluk hissinin artacağı anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar ayrıca yaşla birlikte kas miktarının azalırken, yağ oranının değiştiğini söylüyor. Kasların yüzde 75’inin sudan oluşması, vücuttaki su miktarının azalmasıyla dehidrasyon riskini artırıyor.
Bath Üniversitesi araştırmacıları, kötü bir uykudan sonra içilen kahvenin metabolizmayı nasıl etkilediğini inceledi. Araştırmada yaşın etkili olmadığı, ancak bazı gen mutasyonlarının kahve toleransında belirleyici olduğu görüldü. Araştırmanın başındaki Harry Smith, “Bir mutasyon bazı insanların beş fincandan fazla kahveyi sorunsuz içebilmesini sağlarken, bazıları için bir fincan bile fazla olabilir.” dedi.
Uzmanlar, her durumda haftada 14 birimden fazla alkol tüketilmemesi gerektiğini belirtiyor. Thornton-Wood, “Vücudunuz, yaşam şekliniz ve beslenme alışkanlıklarınız alkol ve kafeine karşı dayanıklılığınızı belirler. Önemli olan ölçülü olmak, sınırınızı bilmek, aralarda su içmek ve düşük alkollü içecekler tüketmektir.” uyarısında bulundu.
15.03.2026 22:35





