ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilen Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, metabolizma ve yaşlanma üzerine yürüttükleri çalışmaların insan yaşamında yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini söyledi. Hotamışlıgil, “Toplam yaşam süresiyle sağlıklı yaşam süresini örtüştürmek istiyoruz” dedi.
Gökhan Hotamışlıgil, bilim dünyasının en saygın kurumları arasında gösterilen Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçildi. Harvard Üniversitesi öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Hotamışlıgil, metabolizma, obezite, diyabet, yaşlanma ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiye yönelik araştırmalarıyla uluslararası alanda tanınıyor.
NAS üyeliğini öğrenme anını anlatan Hotamışlıgil, bunun yalnızca kişisel bir başarı olmadığını vurguladı. Haberi ilk olarak öğrencileri ve araştırma ekibinin öğrendiğini belirten bilim insanı, çalışma arkadaşlarının duyduğu heyecanın kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti. Akademiye seçimin, aralarında çok sayıda Nobel ödüllü bilim insanının bulunduğu üyelerin bağımsız değerlendirmesiyle gerçekleştiğine dikkat çeken Hotamışlıgil, yaklaşık 30 yıldır yürüttükleri bilimsel çalışmaların uluslararası bilim camiası tarafından takdir edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Harvard’a uzanan kariyer yolculuğunda birçok öğretmen ve bilim insanının hayatında belirleyici rol oynadığını anlatan Hotamışlıgil, ilkokul öğretmeninden akademik kariyerindeki mentorlarına kadar pek çok isme teşekkür etti. Bilimsel gelişimde iyi eğitimcilerin ve güçlü akademik rehberliğin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Çalışmalarının temel odağının metabolizma ile bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi anlamak olduğunu belirten Hotamışlıgil, özellikle yaşlanma ve obeziteyle bağlantılı kronik hastalıklar üzerinde yoğunlaştıklarını ifade etti. Kanser ve nörodejeneratif hastalıkların da araştırma alanlarının önemli parçaları arasında yer aldığını söyleyen bilim insanı, geliştirdikleri bazı programları önümüzdeki yıllarda insan uygulamalarına taşımayı hedeflediklerini kaydetti.
Hotamışlıgil, en büyük amaçlarının insanların yaşam süresini uzatmaktan çok sağlıklı yaşam süresini artırmak olduğunu belirterek, “Toplam yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresini örtüştürmek istiyoruz” dedi. Bu hedefin kısmen bile gerçekleşmesinin insanlık adına önemli bir katkı olacağını ifade etti.
Yapay zekâ, biyoteknoloji ve genetik alanlarında yaşanan gelişmelerin yeni bir bilimsel çağ başlattığını vurgulayan Hotamışlıgil, gençlerin bu alanlarda deneysel çalışmalar yapmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Ancak teknolojik ilerlemenin etik gelişimle birlikte yürütülmesi gerektiğine de dikkat çeken bilim insanı, genç araştırmacıların bilimsel çalışmalar kadar etik sorumluluklara da hassasiyet göstermesi gerektiğini ifade etti.
14.05.2026 / 14:01 / Hürriyet / Zülal ATAGÜN





