Yeraltı Odasında DMT Kullanımına Ait Kemikler Bulundu

Peru’daki antik Chavín de Huántar bölgesinde çalışan arkeologlar, yeraltındaki taş odalarda gerçekleştirilen ritüellerde DMT kullanımına işaret eden dikkat çekici bulgular keşfetti.

Araştırmacılar, oyulmuş hayvan kemiklerinden yapılmış tüpler üzerinde yaptıkları incelemelerde nikotin ve DMT kalıntılarına rastladı. Bulguların, yaklaşık 3 bin yıl önce gerçekleştirilen törensel uygulamalara ait olduğu düşünülüyor.

Kemik Tüplerde DMT İzleri Tespit Edildi

Günümüz Peru’sunun dağlık bölgesinde bulunan Chavín de Huántar alanında yapılan kazılarda geyik, kuş ve devegillerin kemiklerinden yapılmış tüpler bulundu.

Kimyasal analizler sonucunda kemiklerin üzerinde yabani tütünden gelen nikotin izleri ve DMT kaynağı olarak bilinen vilca fasulyesi kalıntıları tespit edildi.

Araştırmacılar, kemiklerde yanık izi bulunmaması nedeniyle maddelerin içilmek yerine koklama yöntemiyle kullanılmış olabileceğini belirtti.

Ritüellerde Kullanıldığı Düşünülüyor

Uzmanlara göre DMT ve tütün, eğlence amacıyla değil; dini ve ruhani ritüellerin bir parçası olarak kullanılıyordu.

Kazı alanında ayrıca deniz kabuklarından yapılmış trompetler de bulundu. Araştırmacılar, yankı oluşturan yeraltı odalarının müzik ve ritüeller için özel olarak tasarlanmış olabileceğini düşünüyor.

Toplumsal Kontrol Aracı Olmuş Olabilir

Araştırmayı yürüten bilim insanları, psikoaktif maddelerin yalnızca mistik deneyimler için değil, toplumsal hiyerarşiyi güçlendirmek amacıyla da kullanılmış olabileceğini ifade ediyor.

Florida Üniversitesi’nden antropolojik arkeolog Daniel Contreras, ritüellerin büyük ihtimalle yalnızca seçkin bir grup tarafından kontrol edildiğini belirtti.

Araştırmacılara göre Chavín kültüründe rahip sınıfı, bu tür güçlü deneyimleri kullanarak toplum üzerindeki otoritesini pekiştiriyor olabilir.

Tarihöncesi Ritüellerin İzleri

Yaklaşık MÖ 1200 yılına tarihlenen Chavín de Huántar, And Dağları’nın en önemli tarihöncesi tören merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Uzmanlar, keşfin antik toplumlarda psikoaktif maddelerin kullanımına dair önemli bilgiler sunduğunu ve dönemin dini yapısının anlaşılmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.

14.05.2026 / 14:05 / Kardeş Haber

  • Related Posts

    Homo Erectus X Denisova

    Çin’de bulunan 400 bin yıllık dişler üzerinde yapılan protein analizleri, Homo erectus ile Denisovalar arasında genetik etkileşim yaşanmış olabileceğini gösterdi. Bulgular, insan evrimiyle ilgili bilinen tabloyu yeniden şekillendirebilir. Çin’de bulunan…

    Beyin Mühendisliği

    Sinirbilim alanındaki yeni çalışmalar, beyin devrelerinin yalnızca gözlemlenmekle kalmayıp mühendislik yöntemleriyle yeniden düzenlenebildiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu gelişmenin nörolojik hastalıkların tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini düşünüyor. Sinirbilim ve biyomühendislik…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir