Dünya genelinde tırmanışa geçen vaka sayıları ve uluslararası sularda seyreden gemilerde uygulanan karantina önlemleri, tüm dikkatlerin tekrardan Hantavirüs üzerine yoğunlaşmasına neden oldu. Geçmiş dönemlerde Türkiye’de de varlığı kayıtlara geçen ve solunum sisteminde çok ağır yetmezliklere zemin hazırlayabilen bu virüs, bilhassa bahar ve yaz mevsimlerinde kırsal bölgelerde yaşayanlar için ciddi bir sağlık riski barındırıyor.
”SALGIN SÖZ KONUSU DEĞİL”
Türkiye’de şu anda bir salgın riskinin söz konusu olmadığını belirten Selçuk, “Ülkemizde özellikle kırsal ve ormanlık bölgelerden 2009-2025 yılları arasında dönem dönem vakalar görülmüş olsa da salgın riski şu an yok” dedi. Türkiye’de daha önce tespit edilen Hantavirüs tiplerinin Puumala ve Dobrava tipi olduğunu aktaran Selçuk, “Bu tiplerin insandan insana bulaşı bildirilmemiştir ve daha çok böbrek tutulumu ile karşımıza çıkmakta” diye ekledi.
”DESTEK TEDAVİSİ HAYATİ ÖNEMDE”
Şüpheli temas varlığında gribal şikayetlerden sonra devam eden karın ağrısı, bulantı ve kusmanın eşlik etmesi, ateşli dönemi takiben başlayan nefes darlığı, idrar miktarında azalma gibi şikayetler varlığında hastaneye başvurulması gerektiğine dikkat çeken Selçuk erken teşhisin önemine değinerek “Tedavi tamamen destek tedavisi. Bu anlamda şüpheli temas varlığında olası tanıyı düşünmek ve hızlıca destek tedavisi vermek hayat kurtarıcı” diye konuştu. “Hastalık esas olarak kemirgenlerin idrar ve diğer vücut sıvıları ile bulaş olan tozların havaya karışması ve bu bulaş olan tozların solunması ile ortaya çıkar” diyen Selçuk, “Kemirgenlerin ısırması ile hastalık bulaşı daha nadirdir” ifadelerini kullandı. Andes tipinin insandan insana geçiş özelliği bulunsa da bu durumun çok nadir gerçekleştiğini ifade eden Selçuk, “COVID-19 veya grip gibi havada asılı kalarak kolayca ve hızla kitlelere bulaş bildirilmemiştir” dedi.
”GIDALAR HAVA GEÇİRMEYEN KAPLARDA SAKLANMALI”
Hastalıktan korunmada hijyenin önemine vurgu yapan Selçuk, “Solunum yolu ile bulaşan her hastalıkta olduğu gibi hijyen ve kişisel korunma ekipmanlar bulaşı önlemekte. Özellikle uzun süre kapalı kalmış yazlıklar, depolar veya bodrum katları temizlenirken ortamın havalanması, bahsi geçen ortamların temizliği esnasında maske kullanmak, ortamı kuru değil de ıslatarak süpürmek, sürekli havalandırma, bulaş ihtimali olan yüzeylerle temas sonrası ellerin yıkanması oldukça önemli ve koruyucu” diye ekledi. Kırsalda yaşayan veya tarımla uğraşan yurttaşların kemirgenlerle mücadelede ve gıda saklama koşullarında dikkat etmesi gereken altın kurallara değinen Selçuk “Gıdaları hava geçirmeyen kaplarda saklamak, yerden yüksek yerlere koymak uygun olur. Ev, depo, ahır gibi yerlerde açık giriş yerleri bırakmamak, çevre temizliğinin sağlanması koruyucu yöntemler olabilir” dedi.
20:51







