Dünyanın dört bir yanından gelen kadın kardiyologlar, 8 Mart öncesinde İstanbul’da bir araya gelmeye hazırlanıyor.

7 Mart’ta İstanbul’da düzenlenecek olan “Kardiyolojide Kadınların Sesi” sempozyumunda, kadın meslek profesyonelleri hem kadın kalp sağlığına dair bilinmeyenleri hem de tıp dünyasındaki cinsiyet eşitliği konularını ele alacaklar.

Kadınlarda ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, dünyanın dört bir yanından gelen kadın hekimlerle birlikte İstanbul’da masaya yatırılacak. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nihan Çağlar“Bu sene Dünya Kadınlar Günü’nde kadın kardiyologlar olarak kadın kalbin konuşmaya karar verdik. Bu amaçla 7 Mart’ta bir sempozyum düzenleyeceğiz. Bu aslında dünyada ilk kez planlanan bir toplantı. Kadınların sesi yükseldikçe kalp sağlığı güçlenir” dedi.

“Kalp hastalıkları erkek hastalığıdır” algısı toplumda hâkim olsa da tıbbi veriler bunun tam tersini söylüyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilecek olan “Kardiyolojide Kadınların Sesi” sempozyumu; kadın kalbinin biyolojik farklılıklarını, karşılaştığı riskleri, klinik çalışmalarda kadınların yeterince temsil edilmemesi sorununu uluslararası düzeyde tartışmaya açıyor.

Ateroskleroz Derneği tarafından İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde7 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek olan sempozyum uluslararası bir dayanışmaya da sahne olacak. İngiltere, İtalya, Azerbaycan ve Slovakya gibi ülkelerden katılacak kadın kardiyologlar, kendi ülkelerindeki verileri ve çözüm önerilerini İstanbul’da paylaşacak.

KADINLAR EN ÇOK KALP HASTALIKLARINDAN ÖLÜYOR

Sempozyumun vizyonunu açıklayan Prof. Dr. Nihan Çağlar şunları söyledi:

“Dışarıda herhangi 10 kişiye kadınların en çok neden öldüğünü sorsanız, muhtemelen ‘meme kanseri’ derler. Ancak biz hekimler biliyoruz ki kadınlarda bir numaralı ölüm nedeni hâlâ kalp hastalıklarıdır. Kadınların şikâyetlerinin klinik ortamlarda yeterince önemsenmemesi ve tedaviye ulaşımda yaşanan gecikmeler bu tabloyu ağırlaştırıyor.”

Toplumdaki “kalp hastalığı erkek hastalığıdır” algısının büyük bir yanılgı olduğunu belirten Çağlar, şu ifadeleri kullandı:

“Kadınlarda hormonal dengeden dolayı kalp ve kalp hastalıklarına yakalanma süreci döngüsel olarak ilerliyor. Östrojen biz kadınları belli bir yaşa kadar büyük oranda koruyor. Ancak özellikle ilerleyen yaşlarda kadınlar erkeklere göre kalp hastalığı açısından daha fazla risk altında. Dolayısıyla erken tanı ve erken tedaviye ulaşmak kadınlar için çok daha önemli.”

GEBELİKTE KALP MUAYENESİ HAYAT KURTARIYOR

Sempozyumun en kritik başlıklarından biri “Anne Sağlığı” olacak.

Prof. Dr. Çağlar, gebeliğe bağlı ölümlerin temelinde çoğunlukla kardiyak sebeplerin yattığını vurgulayarak “Her kadın gebelik döneminde en az bir kez kardiyolog muayenesinden geçmeli. Erken tanı hayat kurtarır” dedi.

SEMPOZYUMDA EŞİTLİK DE KONUŞULACAK

Prof. Dr. Nihan Çağlar ve Sara Moscatelli önderliğinde düzenlenen “Kardiyolojide Kadınların Sesi” Sempozyum yalnızca bilimsel bir toplantı değil, aynı zamanda sosyal bir misyon da taşıyor. Akademide cinsiyet eşitliği, tıpta kapsayıcı liderlik, akademik engeller gibi konular ele alınacak. Ayrıca kalp sağlığı alanında sektöre yön veren kadın liderler ödüllendirilecek ve genç kadın hekimler deneyimli isimlerle bir araya gelecek.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde gerçekleştirilecek bu zirve, “Kadınların sesi yükseldikçe kalp sağlığı güçlenir” mesajıyla tıp tarihinde yeni bir sayfa açmayı hedefliyor.

Kaynak

https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/dunyanin-cesitli-ulkelerinden-kadin-kardiyologlar-8-mart-oncesi-istanbul-da-bulusacak-2483354

02.03.2026 22:51

Related Posts

“4 Haftada Biyolojik Yaşta Değişim: Beslenme Vücudu Yeniden Programlayabilir”

Yaşlanmayı durdurmak mümkün değil ama vücudun yaşlanma hızını etkileyen bazı işaretler değişebilir. Avustralya’da yapılan yeni bir araştırma, sadece 4 haftalık beslenme değişikliğinin 65-75 yaş aralığındaki kişilerde “biyolojik yaş” göstergelerinde dikkat…

Ağız Sağlığından Genel Sağlığa: Dişlerinizi Koruyacak 7 Günlük Alışkanlık

Ağız ve diş sağlığı, sadece estetik bir gülüşün değil, aynı zamanda genel vücut sağlığının da en önemli anahtarlarından biridir. Yapılan bilimsel araştırmalar; tedavi edilmeyen diş çürükleri ve kronik diş eti…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir