Sadece 2 Dakikada Beden Kimyanızı ve Kararlarınızı Değiştirin

Columbia ve Harvard Üniversiteleri tarafından yürütülen ortak bir araştırma, beden dilinin sadece başkalarının bizi algılama biçimini değil, kendi hormonlarımızı ve risk alma iştahımızı da doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Psychological Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, “güç duruşu” (power posing) olarak adlandırılan açık ve geniş postürler, insan biyolojisinde anlık değişimleri tetikliyor.  

Beden Dili Hormonları Yönetiyor

Araştırmada katılımcılar, rastgele “yüksek güç” (açık/geniş) ve “düşük güç” (kapalı/bükük) yansıtan postür gruplarına ayrıldı. Sadece 2 dakika süren bu fiziksel yönlendirmenin ardından yapılan testler şu sonuçları verdi:  

• Testosteron (Dominans Hormonu) Yükseldi: Dik ve geniş alana yayılan yüksek güç pozlarını veren katılımcıların testosteron seviyelerinde artış ölçüldü. İçe kapanık pozlar verenlerde ise bu hormon düşüş gösterdi.  

• Kortizol (Stres Hormonu) Düştü: Güçlü duruş sergileyenlerin stres hormonu olan kortizol seviyelerinde belirgin bir düşüş kaydedildi. Kapanık oturanların kortizol seviyeleri ise yükseldi.  

• Güç Hrisi ve Risk Toleransı Arttı: Kendini fiziksel olarak güçlü konumda tutan bireyler, psikolojik olarak daha “güçlü” hissederken, sunulan bir kumar görevinde risk almayı daha çok tercih etti. Yüksek güç grubunun %86,36’sı risk alırken, düşük güç grubunda bu oran %60’ta kaldı.  

Başarana Kadar “Miş Gibi Yapmak”

Araştırmacılar, elde edilen bu pratik yöntemin günlük hayatta iş mülakatları veya stresli toplantılar öncesinde uygulanabileceğini belirtiyor. Yoğun stres altında olan bireyler, sadece fiziksel duruşlarını değiştirerek zihinsel ve fizyolojik sistemlerini zorlu koşullara karşı daha dayanıklı hale getirebiliyorlar. Başka bir deyişle, biyolojiyi kullanarak “gerçekten başarana kadar öyleymiş gibi davranmak” (fake it ’til you make it) bilimsel olarak mümkün görünüyor.

Müzeyyen İNCİ

Kaynak Power Posing: Brief Nonverbal Displays Affect Neuroendocrine Levels and Risk Tolerance  

Yazarlar: Dana R. Carney (Columbia Üniversitesi), Amy J. C. Cuddy (Harvard Üniversitesi) ve Andy J. Yap (Columbia Üniversitesi)  

Related Posts

Uzmanlardan dikkat çeken açıklama: Çiğneme süresi beyni etkiliyor

Araştırmalara göre, yemekleri daha fazla çiğnemenin faydaları yalnızca sindirimi kolaylaştırmakla sınırlı kalmıyor; bu alışkanlık hafıza, dikkat ve beyin sağlığı üzerinde de olumlu etkiler yaratabiliyor. Hatta uzmanlar, çiğneme fonksiyonu ile Alzheimer…

Sürekli kulak çınlamasının nedeni şaşırttı

Bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre, depresyon ve anksiyete tedavisinde tercih edilen antidepresanların artırdığı serotonin kimyasalı, beynin işitme merkezindeki sinyalleri daha baskın hale getirerek kulak çınlamasının şiddetini artırıyor. Oregon Sağlık ve…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir